Çanakkale’yi hatırlıyoruz da neden Kût’ül-Amâre’den söz edilmiyor? Bu zaferi bize neden unutturdular?

Ne zaman Kût’ül-Amâre’nin yıl dönümü gelse bu soruları duymaya başlarsınız. Çünkü bazı sözde tarihçiler, bu tür soruları ortaya atarak iyi niyetli role bürünüp çeşitli algılar yapmaya çalışmaktadırlar.

Mustafa Armağan, “Kût’ül-Amâre bize unutturuldu, çünkü bu zaferi Mustafa Kemal ya da onun ekibinden biri değil de tarihten silinmek istenen Enver Paşa’nın amcası kazanmıştır “diyerek hem olayı manipule etmiş hem de görevi olan operasyonel tarihçiliği icra etmiştir.

Mesele aslında Kût’ül-Amâre ya da Çanakkale değildir. Asıl mesele Mustafa Kemal’e çamur atmaya çalışmaktır. Bu zaferi anlatırken bazı araştırmacıların Araplara da paye vermesi acaba İngilizlerle işbirliği yapan ve arkamızdan vuran Arapların ihaneti gölgelenmek mi isteniyor? sorusunu da akla getirmektedir.

Halil Paşa bu zaferden sonra yaptığı konuşmada zaferin “kut bayramı” ilan edilerek bundan sonra orduda kutlamasını istedi. Türk Silahlı Kuvvetleri de bunu bir gelenek haline getirdi. Kutlamalar 1952’ye kadar sürdü. Hatta Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı’nda şube müdürlüğü yapmış Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran, katıldığı bir tarih programında Türkiye, NATO’ya üye olduktan sonra İngilizlerin bu kutlamalardan rahatsız olduğunu ve bu tarihten itibaren “Kut Bayramı”nın unutulduğunu belirtmiştir. Unutulan veya birilerinin söylemiyle UNUTTURULAN tarih, Adnan Menderes yönetimindeki Demokrat Parti iktidarına denk gelir.

Yine de Kût’ül-Amâre’yi kim unutturdu? diye ısrarla soranlara şimdi biz soruyoruz! 1952 yılında Nato’ya üye olununca İngilizler rahatsız olmasın diye KUT bayramını kaldıran hangi iktidardı?

Meliha Kallimci

Paylaşmaya Nedersin?