Cumhuriyetin kurulduğu zamanlar,

yeni fabrikalar da beraberinde açılmış. Kalkınma içinde olan bir ülke varken çalışmak isteyen işçi bulunamadığı için işçilerin en az 5 yıl çalışmaları karşılığında ayrılsalar bile alabilecekleri paranın teminatı olarak ortaya çıkmış bir şeydir bu kıdem tazminatı ve zamanla şimdiki halini almış durumdadır. gelinen noktada bugün kaldırılması gündemde, bizler ötv’nin çok yüksek olduğunu, kaldırılması gerektiğini söylerken. hükümet daha da tezat bir hareketle kıdem tazminatını kaldırmak istemektedir.. düşünün işten çıkarıldınız ve tazminat alamadınız. işsizlik maaşı var değil mi?, Zar zor onuda almaya başladınız, aldığız maaşın 1/4’ü bile etmiyor işsizlik maaşı. İşçi sınıfını yani bizleri yok etmek istiyorlar.. kolayca işten çıkarılıp, işsiz kalmamızı kula kulluk etmemizi istiyorlar.

Şimdi Soralım,

Türkiye gibi işyerlerinde adaletsizliklerin, mobbing’lerin kol gezdiği bir ülkede, işçinin alabileceği tek güvenceyi kaldırmak, elli tane şarta bağlamak akıl karı mıdır?

Bak kardeşim parti bağımsız düşün. Yarın işten çıkarılan bu kişi siz de olabilirsiniz. işte bu malum partinin saçma ekonomi politikaların da artık geldiği son noktadır. Maaşın %50’sinden fazlası vergilere giderken, devleti, ülkeyi daha ne kadar vatandaş ayakta tutacak? Ekonomi politikası hiç olmayacak mı bu ülkenin?

Ama ne diyelim ezilenlerin gür sesidir o..
Yetmez ama evet demek gerçekten akıl karı değil.. Biraz araştırıp malum şahışın belediye başkanlığına gelir gelmez sendikalı işçileri bitirip, taşeronları doldurduğu. Başbakan olunca da sendikaları ve sosyal hakları yok edip, işçilerin pazarlık gücünü bitirip, makarnaya muhtaç ettiği unutulduğu bir durumdayız.
Devam edin.. Bir paket bulgura şükredip, ezilenlerin sesi diye saraylarda ejder meyvesi yiyenleri şakşaklamaya devam edin..

Gerçi;

Bu ülkede işçiler hiçbir haklarını mücadeleyle almadılar. Sendika ve grev hakları bile o sevilmeyen 27 mayıs darbesiyle verildi..

Paylaşmaya Nedersin?